Posted on 07/12/2009 by rabiayener
…Son yıllarda bir sebepten hepimiz çok mutluyuz. Çünkü bizlerin çok sevdiği Hz. Mevlana her kesim tarafından tanınmaya, sevilmeye başladı. Bu da bizim gururumuzu okşuyor. İlk önce ben bildim. İlk önce ben sevdim sevincini yaşatıyor. Sözleri her yerde söyleniyor. Sema gösterileri, Mesnevi toplantıları, şiir söyleşileri, hakkında yazılan romanlar bir furyadır gidiyor. Okuma gurupları, dinletiler tiyatral anlatılar bir yana. Artık yüzükler, küpeler kolyeler bile hazretin temsili figürü ile süsleniyor. Tıpkı muhafazakârlık gibi sanki bu durumda, içi boşalarak artıyor, katlanarak çoğalıyor. Neredeyse insanlar göğsünde taşıdığı cevşen gibi, efsunlu bir tılsım, fikri ve dini bir aksesuar yarattılar kendilerine. Derinliğini bilmeden yaptıkları diğer işlemler gibi.
Acı olan bildikleri tek bir şey olması; “Gel. Ne Olursan Ol. Yine Gel.” Başka ne söylüyor bu zat. Neler tavsiye ediyor. İşimize gelenlerden başka daha ne önerileri var bilen yok. Hayat hikâyesini herkes bir tarafından tutuyor ve istediği yere doğru uzatıyor Bir de cüretkâr yakıştırmalar yapıyorlar ki…Yazinin tamami
BETÜL ŞATIR
Kategorisi: Mevlana, kulturumuz | » yorum bırak;
Posted on 07/12/2009 by rabiayener
1)Teyemmüm nedir? Hangi durumlarda yapılır?![abdest%20ihtiyar[1]](http://myakwa.files.wordpress.com/2009/12/abdest20ihtiyar11.jpg?w=300&h=222)
Suyu temin etme veya kullanma imkanının bulunmadığı durumlarda hükmi kirliliği gidermek maksadıyla temiz toprak veya yer kabuğundan sayılan bir maddeye sürülen ellerle yüzü ve iki kolu mesh etmekten oluşan hükmi temizliğe teyemmüm denir…
2)Namazların Cem’ edilmesi;
Birbirini takip eden iki namazın(öğle ikindiveya akşam ile yatsının)bir vakitte peşpeşe kılınmasına cem’ denir .alimler Arafat ve müzdelifede namazların ce edilmesi hususunda görüş birliğindedir.bu iki yer dışında cem’ ederek namaz kılmanın caiz olup olmadığında farklı görüşler ileri sürmüşlerdir.Hanefi mezhebi Arafat ve müzdelife dışında iki namazın cem’ edilmesini caiz görmemiştir. Diğer mezheplerdeki cem’ belirli sebep ve şartlarda caiz görülmüştür…Yazinin devami
İlahiyatçı Öznur ZEYBEK
Kategorisi: sorularla dinimiz | » yorum bırak;
Posted on 07/12/2009 by rabiayener
Kıskançlık insanın fitratında olan Habil ile Kabilden beri başetmek için uğraştığımız güçlü bir duygudur. Kıskançlık duygusu, herbirimizde farklı farklıdır. Kimimizde daha çok iken kimimizde ise bu duygu paylaşabilme becerisi ve sahip olduğuna razı olma erdemleriyle yer değiştirmiştir.
Çocuklar her duygularını olduğu gibi kıskançlıklarını da farkında olmadan çok anlaşılabilir bir şekilde ifade ederler. Annelerinin kucağına oturan yabancı bir çocuğu gördüklarınde hemen yakındaki başka bir yetişkinin yanına kedi gibi sokularak, gözlerinin içine bakarak sevgi ihtiyacını ve kucağa alınma ihtiyacını dile getirirler…Bu, kıskançlığın zararsız sevimli bir ifade biçimidir.
Ancak çocuklar, kardeş kıskançlığında kendilerini yıpratıcak bazı belirtiler gösterebilirler, bunları söyle özetleyebiliriz;…devami
Psik.Tuba Erdönmez YILDIRIM
Kategorisi: Anne Babaya Notlar, Çocuklar için | » yorum bırak;
Posted on 07/12/2009 by rabiayener
…Çiçek Sepeti: Kenarda duran, kare şeklindeki dantelinizi güzel bir çiçek sepeti haline getirebilirsiniz. Nasıl mı?
-Beyaz renkli mobilya tutkalını bir miktar suyla karıştırarak boza kıvamına getirin,
-Dantelinizi bu karışıma batırıp ütüleyin,
-Resimdeki gibi, dantelin köşelerinden tutturucak kadar dikerek sepet şeklini verin.
-Köşelerini kurdeleyle süsleyip uygun renkteki çiçekleri içine yerleştirerek estetik bir çiçek sepeti elde edebilirsiniz.
Not:Dantelimizi sertleştirip düzgün şekil vermek için verdiğimiz tarif, normal ütü kolalarına göre çok daha iyi bir sonuç veriyor, daha iyi sertleştiriyor, kolayca şekil verilebiliyor…Yazinin tamami
Saliha IŞIK
Kategorisi: Dekorasyon Fikirleri, okuyuculardan gelenler | » yorum bırak;
Posted on 07/12/2009 by rabiayener