
Çoğumuz, adlarını; lise yıllarında edebiyat derslerinde eserlerinden, bazılarınınkini İslam tarihinden, bir kısmınınkini gazete ve mecmualardan, kimilerininkini ise, dededen toruna kulaktan kulağa, bir toplulukta, söyle ya da böyle bahsedilirken duymuşuzdur…
Bazılarının isimleri unutulmuş, kime ait olduğu bile bilinmeden sözleri ezberlenmiş ve zihinlerde yer etmiştir. Bazı hocalarımız eğer onların sözlerini ezberlersek, hem hafızamızın gelişmesine, hem de konuşma ve yazma yeteneklerimizin artacağını söylerlerdi. Biz de büyük bir gayretle onların güzel sözlerini ezberler, hatta not alır, konuşmalarımızda, yazdığımız kompozisyonlarda kullanırdık.
Onların güzel sözleri bizim konuşmalarımıza yazılarımıza ve hafızalarımıza zenginlik katarken, bir taraftan da hayat felsefemize enginlik kazandırdılar; bir taraftan ufkumuzu açarken hayatlarıyla ve yaşam çizgileriyle, önümüzü aydınlatan birer örnek oldular bizlere. Onlar sayesinde biz çok şeyi daha kolay anladık, öğrendik ve bir şeyi anlatırken onların cümlelerini kullandık. Kiminin sözlerini ilahi yapıp dilimizden düşürmedik , kimisinin söylediği bir sözü duvarımıza astık, kimisinkini de kafalarımıza bir çivi gibi kazıdık unutmamacasına.
Kimisine şair dedik, kimisine düşünür, kimisine lider, kimisine ise alim ama zaman zaman tek bir sıfat yetmedi onları tanımlamaya çünkü lafızları, bitmek bilmeyen yüksek irfan ve hikmet pınarlarından bir çeşme idi adeta.
Bize düşen ise onları bilmek, anlamak, tanımak ve örnek almaktı.
Biz de buna öncülük etmek için, tanıdıklarımızı unutmayalım, bilmediklerimizi tanıyalım, okurken düşünelim, tefekkür edelim istedik, hayatımızı daha yaşanabilir kılalım diye…Onları keşfederken izlerini sürmenin hayali bile güzel diye…Onlar gibi olma isteği en az onların hayatları kadar değerli bir şey diye…
Hepinize nice güzel ve güzel olduğu kadar yüce duygular taşımanızı temenni ediyoruz…
Akwa Kültür Masası





















